Blog

Ocak 20, 2026 Uncategorized

Tesbih Anatomisi ve Torna Mühendisliği: Milimetrik Kusursuzluğun Peşinde

Bir tesbihin sadece malzemesi değil, o malzemenin nasıl işlendiği de onun “sanat eseri” olup olmadığını belirler. Bu bölümde, bir tesbihin anatomisini oluşturan parçaları, torna tekniklerini ve bir ustayı “ekol” yapan ince işçilik sırlarını bir mühendis titizliğiyle inceleyeceğiz. Habbe (Tane) Geometrisi ve Kalibre Hassasiyeti Tesbihi oluşturan 33 veya 99 tanenin her birine habbe denir. Habbe yapımında […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

Modern Kimyanın Antikası: Bakelit, Katalin ve Fenolik Reçinelerin Gizli Formülleri

Tesbih dünyasında “sıkma” veya “ateş” kehribar olarak bilinen, ancak bilimsel terminolojide fenol-formaldehit reçineleri olarak adlandırılan materyaller, 20. yüzyılın başından itibaren tesbih sanatına yön vermiştir. Bu yazı, laboratuvar ortamında icat edilen bu maddelerin nasıl olup da koleksiyon masalarının en değerli parçalarına dönüştüğünü teknik bir perspektifle ele almaktadır. Bakelit ve Katalin’in İcadı: Leo Baekeland’ın Mirası 1907 yılında […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

Organik Hazineler: Kuka, Pelesenk ve Hayvansal Materyallerin Mikroskobik Dünyası

Ansiklopedimizin bu bölümünde, taşların soğukluğuna inat, doğanın sıcak ve yaşayan materyallerine odaklanıyoruz. Ağaçların özünden, canlıların bıraktığı miraslara kadar uzanan bu organik grup, tesbihin “ruhlu” tarafını temsil eder. Kuka: Hijyenin ve Sabrın Sembolü Kuka, tropikal bir ağaç meyvesinin kabuğudur. Ancak onu özel kılan, içindeki gözenekli yapının eldeki teri ve yağı emerek zamanla kararmasıdır. Mikroskobik incelemelerde, kukanın […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

Sertliğin ve Zarafetin Buluşması: Doğal Taşların Gemolojik İncelenmesi

Tesbih sanatında kullanılan taşlar, mineralojik yapılarına göre büyük bir çeşitlilik gösterir. Bu bölümde, yerkabuğunun derinliklerinde kristalleşen minerallerin, bir ustanın tornasında nasıl kusursuz birer habbeye dönüştüğünü ve bu taşların Mohs sertlik skalasındaki yerini teknik olarak analiz edeceğiz. Mineralojik Yapı ve Kristal Sistemleri Bir tesbih habbesinin kalitesi, kullanılan taşın kristal yapısıyla doğrudan ilintilidir. Örneğin, Kuvars grubu taşlar […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

Bölüm: Kehribarın Kimyası ve Evrimi: Milyonlarca Yıllık Fosilleşmiş Reçinenin Anatomisi

Kehribar, tesbih dünyasının en tartışmalı ve en çok hayranlık uyandıran maddesidir. Ancak onu sadece “taşlaşmış ağaç reçinesi” olarak tanımlamak, bu doğa mucizesine haksızlık olur. Bu yazıda, Baltık kıyılarından Dominik ormanlarına uzanan kehribarın oluşum sürecini, moleküler yapısını ve tesbih sanatındaki vazgeçilmez yerini inceleyeceğiz. Reçineden Mücevhere: Polimerizasyon Süreci Kehribar oluşumu, yaklaşık 40 ila 60 milyon yıl önce […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Tesbih Üstadlığı: Bir Şehir Sanatı Olarak İstanbul

Tesbihin dünya üzerindeki en rafine hali kuşkusuz “İstanbul işi” tesbihlerdir. Osmanlı döneminde saray himayesinde gelişen bu sanat, Cumhuriyet döneminde de usta-çırak ilişkisiyle günümüze taşınmıştır. İstanbul tesbihçiliği, bir habbenin içindeki deliğin inceliğinden, imamenin bir kuğu boynu gibi zarif kıvrımlarına kadar her detayda kusursuzluğu arar. Beşiktaşlı Şeyh Galip Efendi’den günümüzün yaşayan efsanelerine kadar uzanan bu süreçte, tesbihçilik […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

Avrupa ve Hristiyanlıkta Tesbih: Rozari’nin Doğuşu ve Haçlı Seferleri

Pek çok tarihçi, Hristiyan dünyasındaki tesbih kullanımının (Rosary/Rozari), Haçlı Seferleri sırasında Orta Doğu’daki Müslümanlardan öğrenilerek Avrupa’ya taşındığını savunur. 12. yüzyıldan itibaren Avrupa’da yaygınlaşan bu gelenek, Katolik Kilisesi tarafından Meryem Ana’ya sunulan duaları saymak için resmileştirilmiştir. Hristiyan tesbihleri genellikle 50 veya 150 tanelidir ve her onluk grup (dekad) büyük bir tane veya bir haç ile ayrılır. […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

İslam Medeniyetinde Tesbihin Altın Çağı: Zikirden Sanata

İslamiyet’in ilk yıllarında, Peygamber Efendimiz (S.A.V) döneminde duaları saymak için genellikle parmak eklemleri veya küçük taşlar kullanılırdı. Ancak İslam coğrafyasının genişlemesi ve tasavvuf kültürünün derinleşmesiyle birlikte “tesbih”, Müslümanların ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. 33 ve 99 taneli formlar, İslam kozmolojisindeki sayısal sembolizmle (Esmaül Hüsna ve namaz tesbihatı) tam bir uyum sağlamıştır. Abbasiler ve Selçuklular döneminde […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

Doğu’nun Mistik Dili: Hinduizm ve Budizm’de “Mala” Kültürü

Tesbihin sistematik bir dini araç haline gelmesi, Doğu felsefelerinin yükselişiyle paralellik gösterir. Hindistan coğrafyasında ortaya çıkan ve “Mala” (çelenk/dizi) adı verilen 108 taneli diziler, tesbihin evrimindeki en kritik duraktır. Hinduizm ve Budizm’de 108 sayısı kutsaldır; insanın 108 farklı dünyevi arzusunu veya evrendeki 108 temel enerji merkezini temsil eder. Mala yapımında kullanılan malzemeler, spiritüel bir anlam […]

Devamını Oku →
Ocak 20, 2026 Uncategorized

Prehistorik Dönemden Duaların Sayımına: Tesbihin Arkeolojik Kökenleri

Tesbihin tarihi, yazılı tarihten çok daha eskiye, insanın “sayma” ve “biriktirme” içgüdüsünün ilk dışavurumlarına dayanır. Arkeolojik kazılar, Üst Paleolitik dönemde (yaklaşık 30.000 yıl önce) insanların delinmiş deniz kabuklarını, hayvan dişlerini ve renkli taşları bir ipe dizdiğini göstermektedir. Ancak bu nesneler o dönemde sadece süs değil, aynı zamanda avlanan hayvanların sayısını tutmak veya kabile içindeki statüyü […]

Devamını Oku →