Sıkma Kehribarın Simyası: Renk Alan Efsanenin Tarihsel ve Kimyasal Yolculuğu
Sıkma kehribar, tesbih dünyasının tartışılamaz lideridir. Onu diğerlerinden ayıran en büyük özellik, sadece bir nesne değil, sahibiyle birlikte yaşlanan ve karakter kazanan “canlı” bir yapıya sahip olmasıdır.
Sıkma Kehribar Nedir? (Bilimsel ve Terminolojik Tanım)
Pek çok kişi “sıkma” tabirini, toz kehribarların preslenmesi olarak yanlış yorumlar. Oysa gerçek sıkma kehribar, 19. yüzyılın sonunda geliştirilen fenol-formaldehit bazlı özel bir reçine formülüdür. Bu malzeme, doğada milyonlarca yılda oluşan kehribarın estetiğini, laboratuvarın dayanıklılığı ve işlenebilirliği ile birleştirir.
Oksidasyon: Renk Değişiminin Kimyası
Sıkma kehribarı efsane yapan, onun “renk alması”dır. İlk üretildiğinde açık sarı, yağ yeşili veya turuncu tonlarında olan bu tesbihler, zamanla havayla temas ettikçe oksitlenir. Bu süreçte malzemenin dış katmanı koyulaşarak vişne çürüğü, nar çiçeği veya koyu kahve tonlarına evrilir. Koleksiyoncular için bir tesbihin “katman katman” renk alması, onun yaşını ve çekim kalitesini gösteren bir madalyadır.
Osmanlı Hamuru ve Antika Değeri
Bugün “Osmanlı Sıkması” olarak bilinen parçalar, aslında 1900’lerin başında Avrupa’da üretilip Osmanlı coğrafyasına getirilen antika objelerin (şemsiye sapları, oyun pulları, baston kafaları) günümüzde yeniden tornalanmasıyla elde edilir. Bu malzemeler, yeni dökümlere göre çok daha yoğun bir fenol kokusuna ve eşsiz bir “yağlı” çekim hissiyatına sahiptir.
Koleksiyonunuzun en nadide parçası olacak, zamanla değerlenen ve renk alan sıkma kehribar modelleri için www.multihediyelik.com adresindeki özel döküm kategorisini inceleyebilirsiniz.